
BİR DERT MÜNAKAŞASI
9 Nisan 2024
BİR ÇABA MESELESİ
4 Mayıs 2024YABANCI
Pes etmek. Artık her şeyin sonuna gelmiş gibi hissediyorum. Batmış, mahvolmuş, kimsesiz ve yorgun… Neyim, kimim, neredeyim? Sonu ve cevabını asla bulamadığım sorular içinde kalmış haldeyim. Nefes almak giderek güçleşiyor üstelik bu fiziksel olarak değil.
Yanımdaki tanımadığım ve muhtemelen bir daha asla görmeyeceğim kişiye durup dururken söylediğim ilk cümleler bunlardı. Bir anlık çöküşle yanına oturup sessizliğimi yarım saatin ardından bu cümlelerle bozmuştum. Bankta öylesine yanına oturduğum birine neden bu düşüncelerimi söylemiştim ki, ne gereği vardı?
Terk edilmiş bir şehrin ortasında olmak mı yoksa kalabalık bir yerde tek başına hissetmek mi daha zor geliyordu insana? Bazı tercihler yaparız ve her tercihin mutlak suretle bir sonucu olur. Yaptığımız tercihin sonucuna yine biz katlanmak zorunda oluruz çünkü tercihler bireyseldir. Tercih ettiysen göze almışsındır. Şimdi nerede olduğunu, hangi tercihinin sonucunu yaşadığını bir kenara bırak ve ayağa kalk; kendine ihtiyacın var. Artık geriye dönemezsin çünkü çok şey kaybettin ya da kaybetmek üzeresin. Geçmişin karanlığını artık düşünme. Dipteysen tek yolun yukarıdır. Kimsesiz değil her zaman kendinin yanındasın. Sen sana yetersin. Sana yetersiz olduğunu söyleseler bile. Aynaya bak, gördüğün kişinin harika olmasını sağlamak zorundasın. Herkesin, ışığının altında gözlerini kamaştırmaktan vazgeçme. Unutma, seni sen yapan kendinsin. Ait olmadığın bir yer yok, her yer senin. Bir kıvılcım yeter tekrar kendini bulmak için. Önemli olan bunu istemen. Her şeyi yapabilirsin, özgürsün sana öyle değilmişsin gibi hissettirseler de. Bak gör kendini, geçmişinde değil şimdinde gör. Ne yaşadığın değil artık senin düşünmen gereken bundan sonra ne yaşamalıyım sorusunun cevabı olmalı. Bugün “pes ettim artık” diyen çaresizlik hissini her bir zerresinde hisseden birine söylenebilecek en güzel cümlelerdi bu duyduklarım. Bunları bir yabancıdan duymuş olmam belki de hayatın, tanıdık birinden duysaydım etki etmeyeceğini bildiğindendi. Hayatın ne zaman ne yaşatacağı belli olmuyordu. Bu konuşmadan sonra yanımdan kalktı. Kimdi, nasıl biriydi asla bilmiyorum. Eğer o gün o kişiye azıcık bile göz ucuyla bakmış olsaydım hayatımı değiştiren kişinin hayatını değiştirmek isterdim. Bakmamıştım ama kendim için yaşamaya karar vermiştim o günden sonra. Ne oldum değil ne olacağım dedim. Her düşüşümde o yabancının bana söyledikleri tekrar ayağa kalkmam gerektiğini hatırlattı. Eğer bir gün bu cümlelere denk gelecek olursa,
sana minnettarım yabancı, beni bugün ben yaptığın için.
Sıla ORS




