
İÇİMDEKİ SAVAŞ
9 Nisan 2024
AMACA GİDEN HER YOL MÜBAH MIDIR?
9 Nisan 2024DENİZ
Tonlarca ağırlık kaldıran deniz… Şeffaf şeffaf, sarma beni. Su ol yeter bana, yalnız kumlarını gömme dünyaya. Toprak savaşlarına gülüyorsun, toprağı unutulan deniz. Nasıl bir yanılsamasın sen? En ağır gemiyi bile kucağında sallayan kutsal ana. Ne için uyutursun vapurları, sandalları? Hiç uyumayan hırçın ve sakin deniz. Beni bana bırakmayan bir küçük dehliz.
Kahve içilir seni izlerken. Beyaz, baş parmak boyutunda bir fincan. Sadece tek bir kanadı kalmış. İçini görsen senden bir çöl denizi. Kenarından bir parça toprak yağıyor. Bir deliğin içinde seni taşıyor. Çöller sıcak değil bugün ama tadı biraz acı. Ne yakıyor ne de söndürüyor dilimin ucundaki küçük kelimeleri. Kahvem bitiyor ve üstünden bir karga geçiyor.
Uzun yaşayan bir karga varmış masallarda, bu masalı anımsıyorum. Gerçeklerin çarptırıldığı bir dünyada yaşarmış bu karga. Ak akına gitmiş ama yanık sefasıyla geri gelmiş. Uçmuş da uçmuş en sonunda aklın omzuna konmuş. Herkes kargayı suçlamış. O da suçluyum, demiş. Görürüm ben gerçekleri. Gökyüzüne sizi anlatırım. Ak’dır benim bir diğer adım, aitliğim yukardaki yıldızın selamında. Konduğu aklın omuzundan uçmadan önce kendi kendine konuşmuş. Duyarsın beni kendin sanırsın, susarsın, ben de susarım derim; kanarsın. Ne sen dinlersin beni ne de ben seni. Ben gideyim şimdi. Ha sürgüne ha Sur’a, sen de gittim sanırsın. Masal da bitti kahvem gibi. Ben de gideyim artık en iyisi.
Irmak Ferha ER




